Fihrist

Cevapla
Kullanıcı avatarı
tsb
Site Admin
Mesajlar: 452
Kayıt: 26 Eki 2018, 10:49
Konum: Türkiye
Cinsiyet:
İletişim:

08 Kas 2018, 19:05

Fihrist

Başlangıç
Astlarımızı küçük bir birliğin kendinden daha büyük birlikler içinde muharebeye yetiştirmek. Bu eğitim ve öğretim için sonbahar tatbikatlarından yararlanma ve aynı amacın elde edilmesi için diğer eğitimlerin önemi.

Eğitimlerin seferber mevcudunda (tam mevcutla) küçük birliklerle yapılmasının önemi. Muharebe eğitimlerinin hazırlanması ve yapılmasından kaçınılmayan güçlükler; bu eserden istenen amaç ve yöntemler.

Örnek
Eğitime hazırlık. Eğitim alanına gitmek için yapılan yürüyüş.

Görüşler 1:

Değişik arazi üzerinde tatbikat yapılmasında sonbahar aylarıyla kış mevsiminin faydaları. Cephanenin sağlanması ve kullanılması. Göz alıştırmak. Düşman ve dost birliklerini belirlemek için kullanılan araçlar. Tasarlanmış düşman birlikleri. Asıl eğitimden önce ve sonra yapılacak yürüyüşler. Muharebe eğitiminin yapılışı. Harekât Müdürü tarafından eğitimin eleştirisi.

Görüşler 2:

Tasarlanan Genel Durum
Eğitim başlamadan önce, Harekât Müdürü tarafından verilen diğer bilgiler. Harekât Müdürünün yanında toplanmak, Harekât Müdürü ile varsayılan düşman birlikleri arasında haberleşmeyi sağlayacak olan işaretlerin kullanılması. Eğitim sırasında Harekât Müdürünün müdahale edebileceği durumlar. Muharebe keşif kolları.

Bir muharebenin başlangıcında alınacak değişik düzenler. Eğitimlerin istenen amacı gibi kabul edilen avcı muharebesinin sevk ve idaresi. Eğitim esnasında yapılan ödüllendirme ve cezalar.

Son eleştiri.

“Dağınık nizamda
kumanda ve idare-i ateş
cüzütamı kaideten takımdır.”
(Yeni Talimname-166)




Bir ordunun, senelerce sây ve tatbik sayesinde ahkamına vukuf hasıl ettiği Talimnamesinin tebdili heyet-i umumiye-i askeriyeyi şaşırtır. Bahusus yeni kabul edilen Talimname, kendi Talimnamelerinin tedricen kendi taraflarından ıslah edilmiş bir sureti olmazsa bu şaşkınlık büsbütün zulmet ve müphemiyet içinde olur. Çünkü hayat-ı umumiye-i askeriyede yeni açılan bu safha; dahil olanların kendi mesai ve tekemmülat-ı tedriciyyelerinin mâkes-i tecelliyatı değildir; orada her kesin hatvesi mütereddit, nazarı mütehayyir, fikri müşevveştir. İşte bu gün Osmanlı Ordusu heyet-i askeriyyesi bu hâldedir. Lâkin, ne çare ki, bu şaşkınlıktan bugün ihtiraz etmek istersek yarın derecesi büyüyeceği için ihtiraz imkanı azalacak veyahut bir meydan muharebesinin ateşli seması altında, esbab-ı izalesi mevcudiyetimize tesir-i elim icra edebilecek azim bir şaşkınlıkla nihayet bulacaktır. Çünkü, elimizdeki Talimname terakkiyat-ı zemaniyeyi takib edebilecek mahiyeti haiz değildir. Onun hâyîde ve fersûde yapraklarını koparıp atmak; yerine, bize; zaman-ı hazır harbin taleb eylediği evsaf ve şeraiti bahşedecek yeni bir kitab-ı mübin komak mecburidir.

Nitekim, hayat-ı askeriyemizde ilk hatve-i terakki bu lüzum ve mecburiyete inkıyad etmek olmuştur. Kabul ettiğimiz Talimname mazmunu o kadar şumullü ve müteâlidir ki, onu bihakkın ihataya, ahkâm-ı mündericesinin tatbikat-ı mütemadiye ve mütevaliyesile perverde olmuş bulunan Alman Ordusunun bile seviyye-i terakkiyatı henüz tamamı ile yetişmemiştir. O halde bizim gibi rehber-i hayat ve sanatı olan Talimnameyi elinde yıpratmak değil evrak-ı battaliye arasında küfletmekle melûf olmuş bir heyetin ne derece bidar ve say u gayret ve himmet-i mütemadiyede bîemsal olması lâzım geleceği düşünülmek icabeder.

Yeni Talimnamemizin, kıtaat tarafından tatbik-ı ahkâmına başlanmadan evvel; bu güne kadar bizi, Talimgâhlara paslı zincirlerle bağlayan sakim âdetleri ki kıtaatı talimgâhın tesviyesi ile yormaktan ve zâbitanı âtıl bırakmaktan ve efkârı umumiyeyi muktaziyatı harbiyeye tevafuk etmeyen vesaitle talimlerin kusursuz ve pürüzsüz cereyanını taht-ı temine almak meyil ve arzusuna (Talimname-254) sevketmekten başka hiçbir netice hasıl etmemiştir-eski talimnamemizle bir mezara gömmek lâzımdır. Bu muvaffakiyetin temin-i tecellisi pek o kadar kolay değildir; çünki bir kıtayı talimgâhtan arazi meydanına atmak kadar kolay bir şey olmamakla beraber, orada da bîfaide yorulmaktan onu halas edebilmek iktiza eder.

Biz, bu hususta, mümkün olan hüsn-ü delalet ve müşareketi de pek müphem ve gayri kafi görüyoruz. Zira, delalet her kıtanın kendi amiri tarafından vuku bulmak imkanından bait ve ancak mahdut kimselere müftakir bulunursa korkarım ki dalalet olur. Çünki, mesela Serez'de (Siroz’da) bir delil-i münevvere malik olanlar mazhar-i hidayet olabilirlerse de, Seniçe'dekilerin dalalette kalacaklarına hiç şüphe edilemez. Demek istiyorum ki, ordu ve fırka erkanı harbiyelerinin - ki ilk vazife-i vicdaniyeleri zâbitan ve efradın harbe hazırlıklarının daimi nigehbanı ve her hususta onların pişvası olmaktır - bizzat delâlette bulunmak suretiyle müstefidedebilecekleri kıtaat ekalliyette kalır ve binaenealeyh kendileri vazifelerini ifa edemezler. Veyahut netice-i muvaffakiyete pek geç varırlar. Bu sebeple bilvasıta dahi tevsi-i gayrete pek geç varırlar. Bu hususta en iyi vasıta talimlerin harb noktayı nazarından suret ve muvaffakiyet-i icraiyesini tasvir eden âsardan istifade etmektir.

Vakıa gayretperver arkadaşlarımız bunda da kusur etmiyorlar; Lâkin, bugün dest-i tevkirde dolaşan bu yoldaki âsarın çoğu - bana öyle geliyor ki - birer usul ve kavaid-i harbiye mecmuası veya muhtırası veya, en büyüğü, tefsiridir. Bunlara da ihtiyacımız derkâr ise de nereden başlamak lâzım geleceğinde mütereddit duran, bize, bir mebde ve bilhassa muharebe talimlerinde ilk dersi gösterecek bir esere ihtiyacımız ondan da daha ziyade bâriz ve katîdir.

İşte; Berlin Darülfunun-u Askerîsi kadim müdürlerinden General Litzman'ın (Seferber mevcudunda takım, bölük ve taburun muharebe talimleri) namındaki eserinin en son Alman Talimnamesine göre - ki bizim de kabul ettiğimiz Talimname o dur - tadil ve ıslâh edilmiş dördüncü tab'ı bize o mebdei gösteriyor, ilk dersi veriyor: "Dağınık nizamda kumanda ve idare-i ateş cüzütamı takımdır “
Talimname-166


Filhakika eser-i mezkûr mündericatının bu maksadın teminine pek ziyade meder olabileceğini gördüm ve bu eserin behemehal bizim lisanımıza naklolunması lüzumuna hüküm verdim ve fakat bunu benden evvel görmüş, okumuşların mevcudiyetini ve bunların dahi tabiaten benim gibi bir hükümde bulunmuş olduklarını kabul ederek, emel-i mütereke vusul için sarf olunan kuvvetlerin israfından ise diğer cihete sarfına karar verdim. Fakat zannettiğim henüz olmadı. Yalnız ben biraz gecikmiş oldum. Bu teahhuru tazmin için kitabın tekmil münderecatının hitam-ı, tercümesine intizardan sarfınazar ederek her meselenin bir kitapçık halinde çıkmasını münasip gördüm. Zaten eser, tertibi cihetiyle buna pek müsaittir.

Bu isticale bâis olan diğer sebep de ordunun, takibetmekte olduğu edvar-ı talimiye programıdır. Çünki, tabur talimine geçildiği zaman takımın esaslı bir surette talim ve terbiyesine medar olan birinci misal layık olduğu ehemmiyetle mütalaa edilmeyebilir. Eserde ilk harfleriyle gösterilen zâbitan isimleri yerine, bizim isimlerimizi koyduğum gibi ait olduğu harita -hakiki bir araziyi gösterdiği halde ondaki isimleri de, bir ihtarı vakıfane üzerine bizim isimlerimizle tebdil ettim. Filhakika böyle oluşu bizim için, meselenin mütalaa ve takibini teshil eder. Şüphesiz ki müellifinin de maksadına mugayir düşmez. Satırlar için de parantez arasına alınan rakamlar Almanya Piyade talimnamesi tercümesinin maddelerini gösterir.

Müellifin, eserin dördüncü tab'ı hakkındaki mütalâasiyle bütün muhteviyatın şamil olan mukaddimesinde müftakir olduğumuz fikir ve mütalâaların mevcut bulunması itibariyle onları da olduğu gibi bu ilk misalin baş tarafında bulundurdum. Silah arkadaşlarımın, hüsnüniyetinden emin olduğum için, bu kitaba ait, her nevi nevâkısı cüstücûya elbette sarf-ı zaman etmezler zannındayım. Çünki bilirler ki, bu nevi iştigalât-ı hasîseye masruf olacak zaman, bunun gibi birçok meselelerin, ordumuza neşrine vakfedilmekle daha pek çok kıymetli olur. 10 Şubat 1324

Erkânıharbiye Kolağası Piyademizin talim ve terbiyesi oldukca uzun bir zamana muhtaçtır. Eğer her iki veyahut üç senede bir, talim ve terbiye usulleri esasından tadil edilmeye kalkışılırsa; birdenbire silah altına celbedilen redif efrat ve zâbitanının, muharebe zamanında, müttehiden hareketlerinden bir netice beklenilemez. Vakt-ı hazarda dahi, bu sık sık tebeddülât efradı bizar eder; onları, her günkü iştigallerinde daima şaşırtmak yüzünden, talime olan heveslerinin ziyanına ve talim ve terbiyeleri seviyesinin terakkisi yerine tedennisine sebebiyet verilmiş olur. Bu sebeple, talimnamelerimizin birkaç seneler meriyetlerini muhafaza etmeleri lâzımdır; onlar esbabı mücbire olmadıkca; efkâr-ı cariyenin ki devir, devir, tâbiye hakkında dahi hasıl olur; keyfine, hatta bu husustaki müsademat-ı efkâr esaslı olsa bile, terkedilmemelidirler.


Mamafih ne kadar şayan-ı teessüf görülse bile yine bir talimnamenin, hatta en iyi bir talimnamenin, kamilen feshedilmeden evvel, kısmen eskileşmesinden asla içtinap edilemiyecektir. İçtinabımuhal olan bu fersudegî, herşeye rağmen, lâyenkâti tashihat icrası gibi küçük bir mahzurdan âri değildir. Fakat bizzarur yeni bir talimname kabul edildi mi; mezkûr talimname, derhâl terakkıyat-ı zamaniyeyi takib edebilecek mahiyeti haiz olmalı ve hatta mümkünse bu derecenin fevkinde bile bulunmalıdır. Efradın "muhabere meydanında tatbike muktedir olamıyacağı" şeyleri vakt-ı hazarda öğrenmekten feragat eylemeleri için eski şeyler nabedit olmalıdır.

En son harblerden alınan gayr-i kaabil-i itiraz dersler, endaht ve manevra meydanlarının kanaatbahş tecaribi, en son günlerimize kadar icra edilen taharriyat-ı fenniyenin netayic-i müsbitesi bütün bu şeyler, yeni talimnamede; mucez, açık, sade amelî bir surette mahall-i tatbikini bulmalıdır. Amelî olmak noktası yeni vesaitin talim ve terbiyesi usullerine o kadar hakkedilmelidir ki mezkûr usuller tadile muhtaç olmaksızın birkaç seneler mer'i olabilsin.
Bizim yeni Piyade Talimnamemiz bütün bu ihtiyacatı fevkalâde bir surette temin ediyor. Pek ciddi bir terakki vücuda getirdiği gibi, mazmunu itibarı ile, zannederim, efradımızın bugünkü talim ve terbiye seviyesini de pekçok geçer. Onun talebettiği mekasıd-ı muhtelifeye vusul; oldukca uzun bir zamandan sonra ve sebatkarane bir say sayesinde, ancak yavaş yavaş müyesser olabilecektir. Biz burada madun Kumandanların teşebbüsat-ı fikriyye âsarı göstermeye alışmaları için geçecek zamanı düşünüyoruz. (Mafevkler için de, madunlarda bulunanlara kafi bir meydan-ı faaliyet bırakmağa alışmak lüzumu buradan neşeteder.)

Eserimin yeni tab'ından maksat, piyade sınıfına mensup arkadaşlarımın vazifelerini muvaffakiyetle ifa etmelerine yardım etmektir. Vakıa, evvelki tabı'da da (3’üncü) yeni Piyade Talimnamemizin maani-i mündericesine mübayenet yoktur; orada da, zâbitanın, amir olmak itibarile, düşünmeyi bilecek, kendiliklerinden hareket eyleyecek ve herhangi bir mesuliyeti kemal-i memnuniyetle deruhte edecek surette yetiştirilmeleri lüzumu musırran talep ve kezalik, ateş hattını düşman mevziine doğru, "icabında büsbütün yakınına kadar" ileri sürmek kâtiyen tavsiye olunmuştur; Lâkin nizamlann istimali ve yeni kumandalar, teçhizatımızca yapılan tadilat bu eserin yeniden tab'ını istilzam etti. Bundan başka üçüncü tabı'da; ateş hattında hatve-i mevzune, dört sıra üzere yaylım ateş ve bilhassa tabur ve bölük Kumandanlarına da ateş muharebesinde mühim vezaif tevcihi gibi eski talimnamenin hoşa gitmeyen imtiyazatını metn-i eserden atmak şüphesiz faydadan hâli değildir. Ancak yeni talimnamenin kabulile Takım, "Dağınık nizamda kumanda ve idare-i ateş cüzütamı kaideten takımdır." ünvan-ı sahibini alabildi.


Yeni Talimnamemizde "Mevakı-i meskûne ve orman muharebesi" bahsinin ehemmiyetli olmasından naşi, evvelce mevcut olan meselelere "orman muharebesi"ne ait 4 ncü meseleyi ilâve etmeyi lâzım addettim ve bu meselede, bu nevi talimlerin idaresinin her türlü hususi müşkilata merbut olmasını münasip gördüm. Diğer bahisleri dahi tadil ve ihtisar etmeğe dikkat ettim. Kariîni yeni taIimname ile ülfet ettirmek için her yerde, bu ameliyatlarda mahall-i tatbikini bulan madde numaraları irae edilmiştir. Muharebe için, her şeyden evvel, düşünmeyi bilir ve kendi kendisine iş görmeye alışmış amirler lazımdır.
Talimname-2



Cevapla
  • Bilgi
  • Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir