Örnek Mesele

Cevapla
Kullanıcı avatarı
tsb
Site Admin
Mesajlar: 452
Kayıt: 26 Eki 2018, 10:49
Konum: Türkiye
Cinsiyet:
İletişim:

08 Kas 2018, 16:00

ÖRNEK MESELE

Çeşitli arazi üzerinde tam mevcutlu bir piyade takımının muharebe eğitiminde yöntem:

Avcı hattı teşkili, bir avcı hattının harekâtı-ateş muharebesi. Eğitime Hazırlık-Eğitimin Yapılacağı Araziye Gitmek için Yapılacak Yürüyüş 26-27 Ekim gecesi kuru bir soğuğu takiben kar yağdı. Sabah, termometre sıfır dereceyi gösteriyordu. Hava açık ve güneşli idi. Tabur Komutanı, karakol ve idari hizmetlerin dışındaki erleri, boru çaldırmaksızın çabucak ve sessizce topladı. Bunları Yüzbaşı Saffet Efendi'nin emri altına verdi. Saffet Efendi birkaç gün önce, takım seviyesinde bir tatbikatın hazırlanması ve sevk ve idaresi için görevlendirilmişti. Bu nedenle elverişli bir arazi seçmek zorunda idi. Saffet Efendi kendi birliğine mensup erlerden sekiz mangalı seferî tam mevcutlu bir takım teşkil ettikten sonra geri kalan çavuş, onbaşı ve erlere aşağıdaki şu görevleri verdi:

Bunlardan çavuş ve onbaşılar ile liyakatli erlerden oluşan 16 kişi bölüğü iskelet hâlinde kalacak olan diğer iki takımının kadrosunu teşkil edecektir (Yeni Piyade Talimnamesi, Madde-8).

Mavi flamaları taşıyacak iki er, komşu olan diğer bölüklerin bulundukları yerleri göstermek için ayrılmıştı. Dört çavuş ile ikisi kırmızı flama ve ikisi kayıpları temsil eden flamaları taşımak üzere toplam 32 er ise düşmanı temsil edecekti ve 99 milimetrelik küçük teIemetre ile donatılmış iki ve işaret flamalarını taşıyan bir er de Harekât Müdürünün yanında kalacaktı. Başka bir görevi olmayan tüm subaylar seyirci olarak tatbikat yerinde bulunmaya mecbur idiler.

Teğmen Cevat, Şükrü ve Ali Efendiler takımları sevk ve idare için görevlendirilmişlerdi. Bunlar, kıyafet ve teçhizatlarını ona göre hazırlayacaklardı. Mermiler dağıtıldıktan sonra Yüzbaşı Saffet Efendi Tabur Komutanının emri altında bulundurulan stajyer teğmen rütbesindeki yardımcı subaya düşmanı göz önünde canlandırmak için gereken bütün bilgileri verdi. Bu subay tatbikat arazisini tanımak için atlı olarak derhâl ileri hareket etti. Teğmen Cevat Efendi'nin komutasında sevk ve idare edilen takım Kovalar yolu ile esas tatbikatın başlangıç yeri olan Rahmanlı üzerine hareket etti. Ancak bu kilometrelik yürüyüşten eğitim ve öğretim açısından faydalanmak için Tabur Komutanı yürüyüş anında Teğmen Cevat ve Ali Efendilere açılmayla ilgili birçok soru sordu.3


3Yürüyüş anında rastlanan (1809) tren yolu geçidi, ondan sonraki (S) tepeciği iki tarafı hendekli büyük cadde üzerinde savunma mevzisi gibi kullanılabilen kum ocağını kapsayan Yassıtepe, Kuru F Hendeği, K Tepesi, Doğanca’nın güney kenarındaki orman parçası gibi değişik arazi arızalarını Harekât Müdürü talimnamede konu edilen ve şimdi uygulanmayan çeşitli bazı meseleleri hatırlattı. Karargâh subay yardımcısı olan bir kişi müfrezeyi Yassıtepe’ye ve oradan da düşmanı temsil edecek hedef kıtasına ait erleri de beraberinde götürdü.

Donmuş bir hâlde bulunan tarlaları kar tabakası örtmüş idi ki, yoldan çıkıp gerçekte olduğu gibi takımla her tarafa hareket etmek mümkündü. Rahmanlı'nın güneyinde takım manga koluna geçirildi. Daha sonra tekmil birlik geri çevrilerek cephe değiştirildi ve (T) tepesine karşı olmak üzere yerleştirildi ki, adı geçen tepe güney istikametine karşı takımı örtüyordu. Bundan sonra
erler silah çattı ve sıralardan çıktılar.


Kullanıcı avatarı
tsb
Site Admin
Mesajlar: 452
Kayıt: 26 Eki 2018, 10:49
Konum: Türkiye
Cinsiyet:
İletişim:

08 Kas 2018, 16:15

GÖRÜŞLER-1

Elverişsiz bir hava örneğin çok sıcak ya da kuru bir soğuk, yağmur veya kar, buz, sis ve fırtına, bizi kesinlikle kışlalar içinde veyahut yarı kapalı yerler altında tutmamalıdır. Çünkü savaşa hazırlanmak için subay ve erlerin her türlü hava şartına karşı koymaya alışmaları gerekir. Ancak eğitimlerimiz, birlik komutanlarını, askerlik ve genellikle ateş muharebesi yönünden yetiştirmeye yönelik ise bu isteği gerçekleştirmek için daha uygun bir zamanın seçilmesi tercih edilir. Ancak özellikle kış mevsimi, tarlaların çiğnenmesinde bir sakınca olmadığından açık havada yapılacak eğitimleri kolaylaştırır. Zaten iyi günler az bulunduğu gibi, bunu önceden tahmin etmek de oldukça güçtür. Eğer sabah erkenden, havanın öğleden sonra iyi olacağı anlaşılırsa hemen karar verilmelidir. Ani bir emir, hareket edecek erlerin çabucak toplanması için yeterlidir. Meselemizdeki durumda, taburun yetişmiş erlerinin büyük bır kısmı kışla hizmetleriyle uğraşmaktaydı. Bununla beraber

80-100 er, seferî tam mevcutlu bir takımı oluşturmak için yeterliydi. Böyle bir takımla, olası bir düşmana karşı muharebe yapmak da kolaydı. Bu sebeple Tabur Komutanının, havanın uygun olmasından yararlanmasının haklı bir gerekçesi olamazdı. Barış zamanı, eğitimlerimizde erimize yeteri kadar mermi vermek her zaman mümkün olamayabilir. Bu nedenle elde mevcut birkaç yüz talim mermisinden belli oranda faydalanmak için avcıların aşağıda açıklanan hususlara çok dikkat etmeleri gerekir.

Her yeni ateş mevzisinde ve ateşin başlangıcında veya gerek kendi gerekse düşmanın muharebe hattında önemli bir harekâtı olduğunda ve örneğin komşu birliklerin ileri harekete başlamaları, tarafların takviye almaları, düşman ateşinin yavaşlaması (zayiatı belirten flamaların gösterilmesi) ve düşmanın ileri hareketi veya geri çekilmesi gibi bir duruma karar verildiği zamanlarda ise avcılar kendiliklerinden ancak birer talim mermisi ateşlemelidirler. Bundan başka zamanlarda ve aksine bir emir verilmedikçe daima düzgün nişan almaya ve istenen ateş mevzisini tutmaya gayret etmek şartıyla, ateş etmeksizin ateş ediyor gibi görünmelidirler. Bu eğitimin önemli bir faydası daha vardır ki, o da bu hareket tarzı sayesinde erler, devamlı olarak muharebe hattında geçen durumu takip ederler (Yeni Piyade Talimnamesi 148, 207). Burada sözü edilen yöntem erler üzerinde her zaman, hatta muharebenin en kritik anında bile son derece dikkatle hedefe çabuk ve doğru nişan almayı meleke hâline getirir. Her mermiyi isabet ettirmek düşüncesiyle ve itina ile ateş etmesi bütün avcılardan istenen önemli bir görevdir (Yeni Piyade Talimnamesi Madde-196).

En son yapılan savaşlardan alınan derslerden iyice anlaşılmıştır ki; piyade, normal ve uzun mesafelerde yüksekliği az piyade ve topçu hedeflerini savaş alanında görüldüğü gibi tanımaya alıştırılmalıdır. Ateşin etkili olabilmesi; hedefi çabuk tanımak ve mesafeyi doğru olarak değerlendirmek ve ateşi iyi idare etmek koşullarına bağlıdır. Bu açıdan konuya büyük bir önem verilmeli, göz alıştırması olarak adlandırabileceğimiz bu tür eğitimlerden her fırsatta faydalanılarak istenen sonuçlar alınmalıdır. Topçu nişancılarının bilinen ustalığı ve piyade sınıfında tatbiki tecrübelerin sonuçları bunun en açık kanıtıdır. Erlere tercihen yere yatmış olarak hedefleri ayırt etme ve araştırma talimleri yaptınlmalıdır (Yeni Piyade Talimnamesi 153).

Bundan dolayı, düşmanı göstermek için mümkün oldukça uzaktan kolaylıkla ayırt edilebilen kırmızı ve sarı flamalar kullanılmalıdır. Düşman piyadesinin daima doğru olarak gösterilmesi daha uygundur (251). Ancak bunun için elde yeteri kadar er bulunmadığından avcı hattının flama ile değil belki on adım aralıkla birkaç erle gösterilmesi önerilir. Harekât Müdürü, elverişli bir şekilde teşkil edilmiş bir avcı hattının sık bir hat göstereceğini ateşin biraz takviye edilmesinin kuvvetli hatta üstün bir ateş olarak yorumlanabileceğini öncelikle dikkate almalıdır. Düşman mevzide ise görüntü olarak baş hedefi kullanılmalıdır. Önemli olan burada hedefi tanımak ve ateşi dağıtmaya alışmaktır.

Bu tür bir eğitim özel bir dikkat gerektirir. Eğer tesadüfen bütün bir manga aynı baş hedefine ateş ediyorsa normal mesafelerde yalayıcı bir ateş sağlanamaz. Bundan başka temsil edilen düşmana, işgal ettirilecek cephe, bu düşmana karşı hareket edecek olan ve varsayımımıza göre kadro hâlinde bulunan kuvvetin cephesinden mümkün olduğu kadar uzakta olmalıdır. Bu şekilde amir, hedefin ateş altına alınacak kısmını dikkatlice sınırlandırarak açıkça bildirmeye alıştırılır (206).

Düşman topçusu bile her biri birer top kabul edilmek üzere yeterli miktarda boy hedefleriyle gösterilir. Flama kullanılmaz. Birbirinden yaklaşık 20 adım aralıkla ayrılmış bulunan bu boy hedeflerinden daha büyük bir hedef göstermeyeceklerdir.

Tatbikatta top kullanılmasının istenilmediği zamanlarda topçu ateşi, avcıların yaylım ateşiyle canlandırılabilir. Piyade kendi unsurlarını, tatbikat yapacak esas birliğin yanlarında, ilersinde veya gerisinde, iskelet hâlindeki (sadece kadro hâlinde) eksik mevcutlu ünitelerle gösteremiyorsa bu takdirde onların yerine mavi flamalar kullanabilir. Diğer bir bölgeye ayrılan büyük bir birliğin muharebedeki yeri dahi aynı şekilde ve açık bir surette belirlenebilir. Bunun için, flama taşıyıcı olarak silah ve mermi ile donatılmış birkaç er ayrılabilir. Fakat her iki tarafta flamaların miktarını artırmaktan kaçınılmalıdır. Çünkü böylece meydana gelecek karışıklık, beklenen faydayı çok çabuk yok ettiği gibi bundan başka yanlış anlamalara ve hatalara sebebiyet verecektir. Ayrıca, gerek idareci gerekse birlik komutanlarının dikkatlerini birtakım ayrıntılarla meşgul ederek tatbikatı gerçek amacından da uzaklaştırabilir. Bu nedenle, her durum için en çok ne kadar flama gerekeceği önceden saptanmalıdır.

Bu çeşit eğitimlerde varsayılan düşmanı gerçek olarak sevk ve idare edebilmek için, taktik konularda yetişmiş personele sahip olmak gerekir. Bu konuda en uygun seçim, bu iş için atlı bir subay kullanmaktır. Temsilî düşman komutanına talimat vermeden önce, onun ne dereceye kadar inisiyatif sahibi olduğuna dikkat etmek gerekir. Bizim yaptığımız muharebe eğitimlerinde harekât yapılan saha oldukça dardır. Daha büyük çaptaki tatbikatlarda düşman temsil edildiği zaman her iki taraf amiri de istenen şartlara sahip olmalıdır. Taraflar savaş hâlinde olduğu gibi birbirlerinin durumunu bilmelidirler. Tasarlanan düşmanı kendisine verilen görevde aktif olması için bir dereceye kadar hareketinde serbest bırakmak gereklidir. Aksine çok önemli olmayan muharebe eğitimlerinde istenen amaç; özel öğretim açısından kısım ve manga komutanları için faydalı olacak olan birçok belli safhanın meydana gelmesidir.

Bu durumda Harekât Müdürü, taarruz istikametinin korunmasına daha çok dikkat eder. Tasarlanan düşman dahi genellikle mangaların ateşinde kullanılan, görülüp sonra tekrar kaybolan hedeflere benzer; sıradan hareketli hedeflerin yerine kullanılır. Bu nedenle Harekât Müdürü temsilî düşmana hareket şeklini doğrudan doğruya ve basit bir surette işaret flamaları ile bildirebilir. Tatbikat bölgesi biraz uzun oldugu zaman bu bölgeye giderken yürüyüş esnasında emniyet gorevinin yapılması ve açılmaya ait meselelerin tatbik edilmesi ve hedefin gözetlenmesiyle, mesafe tahmini üzerinde eğitim yaptırılabilir. Ancak ikinci derecede önemli olan bu eğitimler için fazla zaman ayırmaktan kaçınılmalı ve ondan sonra yapılacak esas tatbikata engel olacak derecede erleri yormamaya özen gösterilmelidir.

Kışlaya dönüş sırasında ve genellikle tatbikatın bitiminden sonraki yürüyüşte tekrar tatbikata devam etmek faydalı olmaz. Erler tatbikatta ne kadar çok kuvvet sarfına mecbur edilirlerse tatbikatın sonrasında da o derece memnuniyetlerine sebep olacak tarzda serbest bırakılmalıdırlar. Bundan dolayı bir birliğin moralini devam ettirmek için talimnamemizin müsaade ettiği her türlü serbestlik kendilerine tanınmalıdır. Gerektiğinde yakalarını açıp rahat etmelerine ve dönüş sırasında sigara içmelerine, konuşmalarına ve hatta şarkı söylemelerine izin verilmelidir.


Cevapla
  • Bilgi
  • Kimler çevrimiçi

    Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir